Ana içeriğe atla

Super Server 5028D-TN4T İncelemesi

Geçen hafta, uzun zamandır denemeye beklediğim, Intel’in yeni Xeon D (Broadwell-DE kod adı) serisi SoC (System on Chip) platformunu kullanan SuperMicro Super Server 5028D-TN4T sunucusunu deneme şansım oldu.Öncelikle ürünü demo için bana ulaştıran Supermicro Türkiye distribütörü GTM Teknoloji ekibine teşekkürlerimi sunmak isterim.


Ürüne Gelince:


Super Server 5028D-TN4T, aslında Supermicro’nun SuperChassis SC721TQ-250B kasası ile Supermicro X10SDV-TLN4F anakartının birleşiminden oluşan bir barebone sunucu seti.
Sunucuda ilk dikkati çeken, Intel’in kısa süre önce piyasaya çıkardığı, anakart ile işlemciyi bir arada sunan SoC platformu Xeon D’yi kullanan çözümler içinde yüksek özelliklere sahip olan bir anakarta sahip olması. Anakart üzerinde entegre işlemci olarak 8 çekirdekli bir Intel® Xeon® processor D-1540 bulunuyor, işlemci sunduğu güç yanında 45W gibi bir düşük güç tüketim değerine de sahip , bellek olarak maksimum 128 Gb’a kadar DDR4 ECC RAM desteğine de sahip. Ayrıca 2 adedi 10G, 2 adedi de 1G olmak üzere 4 adet entegre ethernet kontrolcüyle pek çok ağ uygulaması için yüksek performans vaadediyor.


Potansiyel Kullanım Alanları:


Super Server 5028D-TN4T piyasaya çıkış hedef pazarı, daha çok hosting pazarı gibi görünüyor. Burada sunduğu daha yüksek bellek kapasitesiyle Intel E3 platfomuna iyi
bir alternatif olarak konumlanırken fiyatı E3’e göre bir miktar daha pahalı seviyede. Ancak tek soketli bir Xeon E5’e göre ise kabul edilebilir bir performans ile oldukça uygun fiyatlı ve düşük güç tüketimiyle öne çıktığını söyleyebiliriz.


Super Server 5028D-TN4T hosting pazarı dışında bana göre iki alanda daha çok ideal kullanımına sahip. Bunlardan birisi, çok iyi bir homelab sistemi altyapısı kurulabilir. Bir homelab için nispeten pahalı olabilecek bir maliyete sahip olsa da küçük boyutu ( orta boy bir subwoofer kadar), sessiz çalışması ve düşük güç kullanımına rağmen sunduğu 8 çekirdekli işlemci , 128 Gb bellek olanağı ve 4 adedi hot swap 2 adedi de internal olmak üzere 6 adet disk genişleme kapasitesi ile HomeLab’ciler için bir rüya platformu olarak değerlendirilebilir.

Bunun dışında diğer ve çok daha önemli kullanım alanı ise distributed storage ve tabii converged storage + compute (hyperconvergence) alanı. Hem sunduğu işlemci ve bellek kapasitesi hem de 10G lik 2 adet ethernet arabirimi ile VMware vSphere+vSAN ve KVM+Ceph ile orta kapasiteli yüksek bulunurluğa (HA) sahip converged platformlar (sanallaştırma + storage) kurmak ve yapılandırmak için oldukça ideal bir sistem olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Yine sadece distibuted storage (dağıtık depolama) amacı için Ceph veya GlusterFS için de ideal platform olarak kullanılabileceğini düşünüyorum.

Elimde sadece 1 adet cihaz olduğu için ve boşta 10G bir switch’im olmadığı için bu hyperconvergence senaryolarını deneme şansı bulamadım ancak standalone ESXi 6 , Proxmox ve Windows 2016 Server Preview kurulumu yapıp sürücüleri tanıtıp basit bir kaç deneme yapabildim.

Bu denemeler ile ilgili notlarımı da ayrı bir yazı şeklinde paylaşmaya çalışacağım.

Yorumlar

Unknown dedi ki…
doğrudan alakası yok ama :)
dün bir arkadaşın ofisinde idim ve birileri proxmox ile uğraşıyorlardı ki hayatımda ilk defa proxmox diye bir şeyin varlığından orada haberdar oldum ve kısaca ne olduğunu öğrendim, ardından bugün senin yazını okudum ve proxmox ile ikinci defa karşılaşmış oldum :)

Bu blogdaki popüler yayınlar

Vista Güvenliği Üzerine İlginç Bir Deneyim

Dün sabah , uzun süredir Vista kullanan bir iş arkadaşımda (müdürüm oluyor kendisi) ,admin olarak sisteme login olamama gibi bir sorun ortaya çıktı. Kısa bir araştırmadan sonra anladık ki makinası bir arkadaş tarafından (bu ben oluyorum) domainden silinmiş böylece daha önce olduğu gibi domain admin olarak sisteme erişemiyor ,üstüne bir de yerel admin hesabı Vista'da güvenlik! nedeniyle kapalı gelmiyormuymuş:). Elimizdeki sadece sınırlı yetkili bir user hesabıyla domaine tekrar dahil etmek gibi bir işlemi de yapamıyoruz. Tam bu nokta da aklımıza Vista'yı yeniden yükleme fikri iyiden iyi yeretmeye başlamışken aklıma birden McafeeLabs Blog'unda rastladığım ilginç bir Vista açığını kullanmak geldi. Kabaca erişilebilirlik amacıyla kullanılan yapışkan tuşları çalıştıran exe (5 kez shift tuşuna basınca çalışıyor) gerekli doğrulama yapılmadan sadece dosyanın adına bakılarak çağrılıyor. Bu da istediğiniz dosyayı system kullanıcı yetkisi ile çalıştırmanızı sağlıyor. Peki biz bunu nas

Bilişim Güvenliğinin 10 Değişmez Kuralı

Geçenlerde Google da bilişim güvenliği kuralları hakkında bir araştırma yaparken MS Security Response yöneticisi Scott Culp , tarafından yazılmış ilginç ve hoş bir makaleye rastladım.. Scott Culp Makalesinde gerçekten basit ve önemli konulara değinmiş.. Özetle : Kural #1: Eğer kötü niyetli birisi size bilgisayrınızda bir programı çalıştırmaya ikna ederse bilgisayarınız artık sizin değildir. Kontrol artık o programdadır.. Kural #2: Eğer kötü niyetli birisi bilgisayarınızın işletim sisteminin dosyalarını veya yapısını değiştirebilirse, bilgisayarınız artık sizin değildir. Kural #3: Eğer kötü niyetli birisi bilgisayarınıza fiziksel olarak kolayca erişebilrse, bilgisayarınız artık sizin değildir Kural#4: Eğer kötü niyetli birisine web sitenize bir program yada dosya yükleme yetkisi vermişseniz web siteniz artık sizin değildir. Kural#5: Zayıf şifreler sağlam güvenliğinizi altetmek için önemli bir kozdur.. Kural#6: Bir bilgisayar ancak güvenilir ve yetkin bir admin ile güvenl

Antivirüsler Öldü mü?

Son zamanlarda pek çok yerde görmeye ve duymaya başladığım antivirüsler in öldüğü ile ilgili haberler ve görüşler üzerine uzun zamandır yazmak istiyorum ancak bir türlü toparlayıp yazamıyordum. Bu konuda genelde söylenen özetle ; "Zararlı kodlar her geçen gün inanılmaz bir hızla çeşitlenerek ve artarak yayılıyor. Bu şartlar altında artık antivirüsler imza üretmekde çaresiz kalıyorlar". Bu görüş kısmen doğru olmak ile birlikte gözden kaçırılan bir nokta var ki burada bahsedilen antivirüs, geleneksel imza tabanlı antvirüs yazılımları ve şu an piyasada sırf bu yöntemi kullanan bir antivirüs yok benim bildiğim. Neredeyse tüm antivirüs yazılımları heuristics (sezgisel tespit) , sandboxing (sanal makinalar), harekat analizi (behavioural analysis) , jenerik imzalar v.b. yöntemlerle geleneksel imzaları birlikte kullanıyorlar. Böylece virüslere karşı zor olan mücadelerinde oldukça başarılı işler çıkarıyorlar. "Antivirüsler öldü" iddiasını ortaya atanların sunduğu alterna