Ana içeriğe atla

Sanallaştırma 2.0: Nested Virtualization

İlk tohumları yıllar önce atılmasına rağmen son 10 yılda Vmware ile pek çoğumuzun hayatına giren , sonrasında Microsoft'un HyperV'si , açık kaynak kökleri olan Citrix XEN ve Linux kernel ile tamamen açık kod KVM'nin gelişimleriyle artık iyice yaygınlaşan sunucu sanallaştırma  bilişim sektöründe en büyüğünden en küçüğüne herkesin vazgeçilmez konusu durumunda. 

Bir tarafta sunucu sanallaştırma sayesinde artık tek bir fiziksel sunucu üzerinde onlarca, her biri diğerinden farklı olabilen işletim sistemlerine sahip, sanal makine çalıştırmak oldukça kolay bir iş. Bu sayede enerji tasarrufundan yönetim kolaylığına , sunucu taşınabilirliğinden felaketten kurtarma kolaylığına kadar pek çok özelliğe ve güzelliği de sahip oluyoruz. 

Diğer tarafta ise Amazon Web Services ile başlayan , Rackspace Cloud , Gogrid , IBM SmartCloud (SoftLayer), Microsoft Azure v.b. ile firma ürün çeşitliliği kazanan, temel çıkış noktası ilk yatırım maliyetini azaltmak , kullandığın kadar öde prensibini temel prensibi yapan  public cloud (genel bulut) anlayışı, sanallaştırma teknolojilerini kullanarak bilişim kaynaklarını bir hizmet olarak sunarak ciddi bir talep görüyor ve gelişmesini sürdürüyor.

Bu iki tarafı "kabaca" private cloud (özel bulut - kurum içi host edilen Vmware ESX , MS HyperV, Xen ve KVM v.b. yapılar) 'a karşı public cloud ( genel bulut - kullandığın kadar benzeri modeller sunan AWS, Azure v.b. yapılar) niteleyebiliriz. 

Aslında bu iki kavram (ya da bulut çeşiti diyelim) birbirlerine rakip olmaktan ziyade, birbirlerini tamamlayarak farklı ihtiyaçlara yönelik çözümler olarak konumlandırılarak maksimum fayda sağlanabilir. Özellikle bu amaçla hem public cloud sağlayıcılar hem de sanallaştırma platformu sağlayan firmalar hybrid (karma) cloud kavramıyla bu iki cloud u birbiriyle haberleştirip entegre eden çözümler sunuyorlar.

Ancak her ne kadar bir entegrasyon çabası varsa da on-premise dediğimiz kendi yerlerimizde tuttuğumuz bilişim altyapılarını bulut ortamlarına taşımak ciddi zorluklar taşıyor. Örneğin: Public Cloud sağlayıcıları, doğal olarak hypervisor erişimi vermedikleri için özellikle taşıma işlemlerinde işimizi çok kolaylaştıracak aynı veya farklı hypervisorler arası hypervisor tabanlı çözümlerden mahrum kalıyoruz. Ağ yapılarımızı taşırken kendi IP yapımızı genelde koruyamıyor, public cloud sağlayıcının bize sunduğu sınırlı ağ yapısı ve VPN ile ciddi bir şekilde sınırlanıyoruz ve ek tasarım ve konfigürasyon sürecine katlanmak zorunda kalıyoruz.

Peki hem public cloud'un getirdiği nimetlerden faydalanırken hem de kendimize ait hypervisor rahatlığında çalışmak için ne gerekli ? Bunun cevabı: çok yeni gelişmeye başlamasına rağmen nested hypervisor ( hypervisor üzeri bağımsız hypervisor) teknolojisi gibi görünüyor. 




Düşünelim bir kere: Vmware ESX altyapımızı neredeyse hiç değiştirmeden hedef tarafta fiziksel bir makineye ihtiyaç duymadan ağ altyapısı , sanal makineler ve diğer ayarlar ile kolayca public bir cloud sağlayıcıya taşıyabilmek ne kadar da iyi olurdu değil mi ?  Public cloud'un getirdiği elastikiyet , kullandığın kadar öde avantajı v.b. alıştığımız altyapı ve yönetim yapısıyla. Kulağa oldukça hoş geliyor :) .

Aslında Nested Hypervisor teknolojsine kısmen aşinayız diyebilirim. Vmware Workstation üzerinde ESX Server ve HyperV Server çalıştırmak , ESX server üzerinde ESX Server ve HyperV çalıştırmak daha önce denediğimiz ya da denemeyi aklımıza getirdiğimiz en bilindik uygulamaları.

Teknik olarak Nested Hypervisor kavramı: seviyenlendirme yaparak Type0 bir HyperVisor üzerinde değiştirilmemiş bir Type1 ( örneğin KVM üzerinde KVM) çalıştırma tekniği olarak tanımlanabilir. Bu tekniğin uygulanması CPU ların sanallaştırma uzantı komutlaının gelişmesiyle uygulanabilir hale gelmiştir. Şu anda bu alanda ciddi anlamda test ve geliştirmeler olmasına rağmen henüz production ortamlarında kullanılabilecek stabiliteye sahip değil, ancak yakın bir zamanda özellikle Intel'in Haswell mimarisinde gelen özellikler ile hızlıca bazı production uygulamalarına hazır hale geleceğini düşünüyorum.

Sonuç olarak productiona hazır bir nested virtualization çözümü ile:


  • Tam kullanıcı kontrollü hypevisorler
  • Sanal makineler üzerinde Openstack ve Cloudstack uygulamaları
  • Test ve demolar için kolayca sanallaştırma ortamı hazırlamak
  • Hypervisorler arası live migration, vmotion
gibi kolaylıkların hayatımıza girmesi mümkün olacak.








Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Apache Cloudstack Nedir?

Bulut bilişim günümüz bilişim dünyasında en sıcak konu ve bu konuda önderliği açık ara Amazaon Web Services yapıyor. Bunun yanında Amazon'a yakın ölçekte en büyük  bulut bilişim girişimi de Microsoft'tan Azure ile geldi. Bu iki büyük girişim ve benzerleri herkese açık genel bulut diyebileceğimiz Public Cloud kategorisine giriyor.  Public Cloud çözümleri pek çok startup'ın , internete dayalı iş yapan pek çok firmanın hayatını kolaylaştırsa da sabit yüklere sahip, çoklukla geleneksel iş yükleri olan ve bir takım regülasyonlara tâbi olan firmalara uymuyor çoğu zaman. Bu türden firmaların bulut bilişimin getirdiği esneklik, yönetim kolaylığı, ölçülebilirlik gibi özelliklerden yararlanabilmesi için temelde AWS'yi modelleyen özel bulutlar oluşturulması da gün geçtikçe yaygınlık kazanan bir diğer bilişim konusu olarak önümüze geliyor. Özel bulut tarafında ücretli sağlanan pek çok çözümden ziyade sektörün önde gelen firmalarının desteklediği iki çözüm oldukça öne çıkmı

Vista Güvenliği Üzerine İlginç Bir Deneyim

Dün sabah , uzun süredir Vista kullanan bir iş arkadaşımda (müdürüm oluyor kendisi) ,admin olarak sisteme login olamama gibi bir sorun ortaya çıktı. Kısa bir araştırmadan sonra anladık ki makinası bir arkadaş tarafından (bu ben oluyorum) domainden silinmiş böylece daha önce olduğu gibi domain admin olarak sisteme erişemiyor ,üstüne bir de yerel admin hesabı Vista'da güvenlik! nedeniyle kapalı gelmiyormuymuş:). Elimizdeki sadece sınırlı yetkili bir user hesabıyla domaine tekrar dahil etmek gibi bir işlemi de yapamıyoruz. Tam bu nokta da aklımıza Vista'yı yeniden yükleme fikri iyiden iyi yeretmeye başlamışken aklıma birden McafeeLabs Blog'unda rastladığım ilginç bir Vista açığını kullanmak geldi. Kabaca erişilebilirlik amacıyla kullanılan yapışkan tuşları çalıştıran exe (5 kez shift tuşuna basınca çalışıyor) gerekli doğrulama yapılmadan sadece dosyanın adına bakılarak çağrılıyor. Bu da istediğiniz dosyayı system kullanıcı yetkisi ile çalıştırmanızı sağlıyor. Peki biz bunu nas

VMware Workstation ve vCenter Konsol Siyah Ekran Sorunu

Bir süredir VMware Workstation 15.5 sürümü sonrası sürümlerde VM'in konsolunda siyah ekran sorunu yaşıyordum. Uzun süre araştırmalar sonucunda bir workaround bulmuştum: VM'e bir floppy ekleyip her açılışta bunu sormasını sağlayarak görüntü resetleniyor ve ekran geliyordu. Ancak çok da kullanışlı bir yöntem değildi.  Sorunun sebebi üzerinde bir takım denemeler yaptığımda Sysinternals'ın sysmon aracının 11. sürümünün VMware Workstation 15.5 ve sonrası  sürümlerin I/O operasyonlarında kesintiye sebep olduğunu buldum . Buradan hareketle tüm I/O operasyonlarında sorun yaşamasam da siyah ekran sorunun da bundan kaynaklanabileceğini düşünüp bir üst sürüm olan Sysmon 12 sürümüne geçtim. Bu yükseltme sonrası, workaround'u kaldırdıktan sonra bile herhangi bir sorun yaşamadan VM'lerin konsolu sorunsuz olarak görüntülenmeye başlandı.